Abdullah Kars’ın Sahnelediği Üstad Piyesleri

Necip Fazıl’ın son eseri “Püf Noktası” hakkında kaynaklarda yeterli bilgiler mevcut değil. Ancak kısa bir bilgiyi de bize tiyatro oyuncusu Abdullah Kars veriyor. Abdullah Kars açıklamalarında Necip Fazıl’la tanışmalarını ve bu tanışma ortamında Püf Noktası’nın da adının geçtiğini belirtir. Necip Fazıl Kısakürek ile tanıştıkları gün Üstad’ı Yunus Emre oyununu yazdırmaya ikna ettiğini söyleyen Kars, o büyük buluşmayı şu cümlelerle bize aktarıyor:

Üstad, benim oyunumu seyretmek için salonu dolduran kalabalığı görünce o da oyunu izlemeye karar vermiş. Oyunun ardından beni çağırdı. Maraşlı olduğumu öğrenince, ‘Zaten böylesi Maraş’tan çıkar’ diyerek beni yanına oturttu. Bana ‘Sen abanoz kütüğüsün. Senden mihrap, minber olur, seni işlemek için nakkaşe lazım, o da ben olacağım” dedi. O gün kendisinden Yunus Emre’yi yazmasını istedim. En kısa sürede yazıp bana teslim edeceğini söyledi. Uzun süre beni aramadı.” Daha sonra Tekirdağ’da Hz.Ömer’in Adaleti oyununu oynarken Üstad’dan yıldırım telefonu aldığını söyleyen Kars, “Üstad telefonda Yunus Emre oyununu yazdığını söyleyip, ‘Piyesi Neslihan’a okudum, gözpınarları kurudu. Gel eseri al’ dedi. O gece benim için sabah bir türlü olmadı. Ertesi sabah erkenden arkadaşlarımla Erenköy’deki köşke gidip oyunu aldım.”

Yunus Emre’yi 1350 kez oynamasına rağmen bir kez bile Üstad’ı oyunu izlemeye ikna edemediğini anlatan Kars, “Oyundan sonra Üstad ‘Mukaddes Emanet’i de benim için yazdı” diye konuşuyor. Üstad’ın daha sonra ‘İbrahim Ethem’i kaleme aldığını belirten Kars, bu oyunu da 1300 defa oynadığını anlatıyor. Üstad ise Kars’ı ilk kez bu oyunda izlemiş: “Oyunun ardından Üstad koluma girdi ve ‘Ben Muhsin dışında sanatçı kabul etmiyordum. Şimdi eğer oyunları seyretmediğim için kafamı duvarlara vuracağım geliyor’ dedi. Üstad, beni bugüne kadar izlemeyişinin nedenini ise ‘Daha önce yazdığım ve başka oyuncuların oynadığı Abdülhamit’in galasında perişan oldum’ diyerek anlattı.”

Üstad’dan tek sahnelik bir oyun yazmasını da istediğini kaydeden Kars, bu kez Üstad’ın ilk komedi oyunu olan Püf Noktası’nı yazdığı anlattı. Kars, Üstad’ın bu oyunu kendisi için yazdığını söyledikten sonra, eseri peşin olarak o gün için epeyi büyük olan 20 bin liraya satın aldığını da söyler. Fakat ne yazık ki o günkü şartlarla bu oyunu oynayamayan Kars’ın en büyük isteği, Püf Noktası’nı oynamadan ölmemek (Kars; 2002)

Şaban Sağlık – Tiyatro Yazarı Olarak Necip Fazıl
(Hece Dergisi Necip Fazıl Kısakürek Özel Sayısı’ndan iktibas edilmiştir.)

İçinde Allah geçen oyunların ünlü oyuncusu

Abdullah Kars 80′li yılların ünlü tiyatrocularından. Yıllar sonra bir konuştu, pir konuştu ve sanat dünyasını sarsacak iddialarda bulundu.

Hüseyin Sümer’in röportajı
Abdullah Kars 80′li yılların ünlü tiyatrocularından biriydi. 1938 doğumlu olan Kars, 1985′e kadar süren aktif tiyatroculuk hayatında Hz. Ömer’in Adaleti, Yunus Emre, Duaların Gölgesinde, Fedakâr Subaylar Kore’de, Ashab-ı Kehf, Şeyh Şamil, Onlar Böyleydi, Yazılamayan Eser ve Derman Dert Babası gibi oyunları 14 bin kez sahneledi.

Kendisinin yazdığı, yönettiği ve oynadığı Hz. Ömer’in Adaleti adlı oyunu Anadolu’nun neredeyse her ilinde 2 bin 55 kez sahneledi. 1984′te Almanya’nın farklı şehirlerinde 55 kez sahnelenen bu oyun için 20 bin kişilik boğa güreşlerinin yapıldığı arenalar dolup taştı.

Şöhretin bu şaşaalı günlerinde İslamî kesimin ünlü yazarı Şule Yüksel Şenler ile evlenen Kars’ın hayatı 5,5 yıl süren evliliğinin sonucunda değişti. Evliliği boşanma ile sonuçlanınca tiyatrodan uzaklaştı, kendi deyimiyle soğudu. Hayranları bu ayrılıktan büyük üzüntü duydu. Fatih Çarşamba’da boşandığını duyan bir kişi düşüp bayıldı mesela. Şule Yüksel’den ayrıldıktan sonra üzerindeki kamuoyu baskısı artan Kars, yavaş yavaş turneleri bıraktı. İstanbul kendisine dar gelince yeniden evlendi ve İzmir’in Torbalı ilçesi Ortaköy mevkiinde 24 yıl sürecek bir inzivaya çekildi. Kars, seyircilerinden gelen talep üzerine bu yıl tekrar tiyatroya dönmeye karar verdi. Şubat ayında İzmir’de ilk kez sahneye çıkan oyuncu, 17 kişiden oluşan İbret Sahnesi Tiyatro Grubu ile şimdi de Anadolu turnesine hazırlanıyor. Daha yola çıkmadan 118 yerden teklif almış. Konya, Ordu, Trabzon Erzincan, Erzurum’daki seyircileriyle buluşacağı için çok memnun olduğunu söyleyen Kars, Hz. Ömer’in Adaleti’ni yine yurtdışında da sahnelemeyi planlıyor.

Necip Fazıl Kısakürek’in çok sevdiği bu usta oyuncuyu hafta sonu Torbalı’daki evinde ziyaret ettik ve eskiye dair pek çok anıyı paylaştık. Kısakürek’in kendisine özel dört eser kaleme aldığını söyleyen Kars, “Ben 12 yıl Üstad ile çalıştım, o oyun yazdı ben sahneye koydum. Üstad’ın yazdığı oyunlara epey para verdim.” diyor.

İşte Kars’ın 4 yaşında başlayan oyunculuk serüveninden kesitler…

Tiyatroya 4 yaşında başladı
1960, 70 ve 80′lerde star olmak kolay değildi. Çünkü o yılların Türkiye’si, sağ ve sol görüşlerin mücadelesine sahne oluyordu. Yaşamlar çok ucuzdu, insanlar olgunlaşamadan ölüp gidiyordu. O günlerde sol kendi liderlerini çıkartırken sağ da mevziini almakta gecikmedi. Toplum ikiye bölünürken her iki taraf kendi liderlerini sahneye sürdü. Sağın fikir önderlerinden biri de Necip Fazıl Kısakürek’ti. Muhafazakar kesim kendi kimliğini usta şairin şiirlerinde buldu. Bir de tiyatroda… Halkın tiyatroya gitmediği o dönemde öyle biri vardı ki, köydeki vatandaşı 30 km yürütüp tiyatro izletmeyi başardı.

Abdullah Kars, doğum yeri olan Kayseri’nin Güzelsu köyünde yapılan bir düğünde, henüz 4 yaşındayken ilk kez sahneye çıktı. Oynadığı rolde gözyaşlarını tutamayınca köy öğretmeni tarafından keşfedildi. O günden beri tiyatroya büyük aşk duyan Kars, Ankara İlahiyat ve Güzel Sanatlar Fakültesi olmak üzere iki üniversite bitirdi. Yıllarca kendi yazıp yönettiği ‘Hz. Ömer’in Adaleti’ adlı oyunu ile ‘İslamî tiyatro’ kavramını oluşturdu. Yaz tatillerinde arkadaşlarıyla kurduğu tiyatro ekibiyle turnelere çıktı. “İslam’da tiyatro olur mu, olmaz mı?” tartışmalarının çıkmasına neden oldu. Diyanet’ten fetva alınca 4 yıl boyunca bütün Türkiye’yi gezdi.

Türk tiyatrosunda rekor kırdı
Necip Fazıl’ın eserlerinin kabul görmediği bir ülkede onun oyunculuğu da akreditasyona kurban gitti. Muhsin Ertuğrul, Necip Fazıl’a, “Senin tiyatro eserlerinde Allah’tan, Peygamber’den başka bir şey geçmiyor, nasıl Devlet Tiyatroları’nda sahne verebilirim ki?” demesi üzerine Üstad, “Ben sana öyle bir eser yazacağım ki Allah ve Peygamber geçmeyecek. Ancak onları anlatacak.” der ve Reis Bey’i kaleme alır. Tabii Muhsin Ertuğrul, oyunun yine Devlet Tiyatroları’nda sahne almasına izin vermez. İşte devir böyle bir devirdir.

Necip Fazıl oyunu çok beğendi
Abdullah Kars’ın, yazdığı eserlerle Türk tiyatrosuna büyük emek veren Necip Fazıl Kısakürek ile tanışması da ilginç olur. Milli Türk Talebe Birliği’nin Ankara’daki salonunda ‘Hz. Ömer Adaleti’ni oynayacaktır, salon tıklım tıklımdır. O gün aynı salonda Necip Fazıl da bir konferans verecektir. Bu kalabalığın nedenini sorması ile Abdullah Kars’la tanışma süreci başlar. Üstad oyunu çok beğenir.

Necip Fazıl ile tanıştıkları gün, Üstad’ı Yunus Emre oyununu yazdırmaya ikna ettiğini söyleyen Kars, “Oyunun ardından beni çağırdı. ‘Benden ne istersin?’ dedi. Yunus Emre’yi yazmasını istedim. Daha sonra aradı, oyunu yazdığını söyleyip ‘Piyesi, Neslihan’a (Kısakürek’in eşi) okudum, gözpınarları kurudu. Gel eseri al.’ dedi. O gece benim için sabah bir türlü olmadı.” diyor. Abdullah Kars, 4 bin liraya anlaştığı oyun için Fazıl’ın kendisinden 60 bin lira aldığını söylüyor.

Kadir Mısıroğlu, oyunuma engel oldu
Üstad’ın daha sonra ‘İbrahim Ethem’i kaleme aldığını belirten Abdullah Bey, bu oyunu da 2 bin kez oynadığını anlatıyor. Üstad’dan tek sahnelik bir oyun yazmasını isteyen Kars, bu kez onun ilk komedi oyunu olan ‘Püf Noktası’nı kaleme aldığını aktarıyor. Abdullah Kars, Püf Noktası’nı Necip Fazıl’dan telifini ödeyip almış. Ancak bu oyunu hiç sahneleyememiş. Sebep olarak ise Kadir Mısıroğlu’nun kendisine engel olmasını gösteriyor. Necip Fazıl, Abdullah Kars için Yunus Emre, Püf Noktası, İbrahim Ethem ve Mukaddes Emanet olmak üzere dört eser kaleme aldı.

Zeki Müren’in adını sildirdi
Zeki Müren’in sahneye çıktığı İzmir’deki ünlü Kazablanka Gazinosu’nu bir işadamının çocuğunun sünnet töreni sebebiyle kapatır. Kars, Hz. Ömer’in Adaleti’ni törende oynar. Büyük ilgi görür. “Gazinonun sahibi Yüksel Bey, oyunu burada sahnelemem için benimle anlaşmak istedi.” diyen Kars, “Neon ışıklı tabeladan Zeki Müren’in adının silinip yerine Hz. Ömer’in Adaleti yazısını yazmalarını istedim.” diyor. Teklifi gerçekleşir ve oyun burada 60 kez kapalı gişe oynar.

Tiyatro seyircisinden çiçekli çek
Devlet Tiyatroları’nın sinek avladığı dönemlerde o sahnesinde ilginç olaylara tanık olur. Anadolu turneleri o kadar etkili olur ki, Afyon’da ve birçok yerde bazı kişiler, Abdullah Kars’ın geleceğini söyleyerek piyasadan kapora toplamaya başlar. Bunun üzerine ünlü oyuncu, gazetelere ilan vererek bu sorunu çözer. Şöhretinin zirvesindeyken seyirciden çok farklı destekler aldığını söyleyen Kars, bakın neler aktarıyor: “Zonguldak Kilimli’deki bir oyundan sonra yanıma biri geldi. Elinde üzerinde çok büyük meblağ yazılı bir çek vardı. Vermek istedi, kabul etmedim. Ancak 22 ilde oynanacak oyuna sponsor olmasına razı ettim. Yine benzer olay başka bir turnede başıma geldi. Biri ben sahneden inmeden çiçek göndermiş. ‘Bu parayı bu tür oyunlarda kullanın’ yazısı vardı. Baktım notun yanında boş bir çek var. Hemen salonun kapılarını kapattırdım. Adamı bulup parayı iade ettim.”

Allah’ım benim kalan ömrümü şu adama ver!
Bir defasında seyirci salondan ayrılmıyor. Oyun bitti ancak Akşehirliler hâlâ oturuyor. O zamanlar Hekimoğlu İsmail’in benim için kaleme aldığı Yazılamayan Eser adlı tek kişilik oyununu sahneliyorum. Sürekli şiir okumamı istiyorlar. Ben de gitmeleri için, “Var mısınız sabaha kadar oturmaya?” dedim. Birisi sahneye çıkmak istedi, kabul ettim. “Allah’ım benim kalan ömrümü şu adama ver.” dedi. Hemen müdahale ettim: “Amin demeyin.” dedim. Adam, ağır ceza reisiymiş.

Bursa’daki oyunda 27 kişi hastanelik oldu
Ekibime ‘seyirciyi heyecanlandıralım’ dedim. Oyunumuzu çok iyi bir performansla sergiledik. Sonra biz sahnedeyken insanlar bir bir bayılmaya başladı. Bursa hastanelerine kaldırıldılar. Doktorlar ve hemşireler, bunun sebebini öğrenmek için ertesi günü bizim oyunu izlemeye geldi.

Ayağımdan vurdular ama oyunu bırakmadım
Her oyunda farklı engellerle karşılaştık. Bir defasında Keçiborlu kaymakamı, bize izin vermedi. “Önce bana oynayacaksınız; uygun bulursam izin vereceğim.” diye tutturdu. Bunun mümkün olmayacağını söylememe rağmen kabul ettiremedim. İzledikten sonra çok beğendi. Sonra kendisi vali olduktan sonra, “Solcular seni vuracak, oyun oynamayı bırak.” dedi. 20 gün sonra Tavas’ta ayağımdan yaraladılar. Ben önemli bir şey yokmuş gibi sahneyi terk etmedim. Ayağımı önemseseydim, o salonda çok kan dökülecekti.

Zaman Gazetesi – 25 Temmuz 2009